World Wide Web’in dünü, bugünü, yarını…
Web 1.0′daki içeriğini site yöneticisinin geliştirdiği ve giflerin tasarıma hükmettiği sitelere günümüzde pek rastlamasakda o dönem popülerdi. Gif’lerin yerini alan Flash, parlak grafiklerin daha çok göze hitap etmesi ile başlayan değişimler ve son olarak kullanıcıların özgürleşmesiyle birlikte Web günümüz sürümü 2.0′a geçiş yaptı. Kullanıcıların özgürleşmesi bilgi paylaşımındaki önemi de arttırdı. Yazı, video, fotoğraf ve müzik paylaşımları arttı. Özellikle Youtube ile başlayan video paylaşım özgürlüğü (ülkemizde pek de özgür sayılmaz), facebook gibi sosyal topluluklar ve myspace gibi içeriğini grup çalışması ile oluşturan kullanıcılar Web’de egemenliklerini ilan etmiş durumdalar. Bu durumu göz önünde bulundurarak geçiş sürecine (Web 1.0′dan Web 2.0‘a) tekrar baktığımızda Web’e sürümünü veren en önemli faktörün kullanıcılar arasında oluşan trendler olduğunu gördük. Aslında hala gelişmekte olan Web 2.0 bize Web 1.0′ın deneme sürümü olduğunu da gösteriyor.
Web’in Rotası
Youtube, Myspace, Google Video, Facebook, Twitter, milyonlarca forum, sayısı her geçen gün artan milyonlarca blog… Sayısız internet kullanıcısı büyük, çok büyük bir bilgi havuzunun oluşumuna katkı sağlıyor. Her geçen gün hayatımızı internete taşıyoruz. Arkadaş ortamındaki eğlencelerimizi Youtube‘da paylaşıp yaptıklarımızı tüm dünyaya gösterebiliyoruz, Myspace‘de yeteneklerimizi sergileyebiliyoruz, Twitter‘da anlık olarak nerede ne yaptığımızdan tüm arkadaşlarımızı haberdar edebiliyoruz, Facebook‘ta bütün kişisel bilgilerimizi yayınlayabiliyoruz… Peki sayısız kullanıcının kişisel bilgilerini içeren bu bilgi havuzundan nasıl bir fayda sağlanacak, kim yararlanacak? Görülen o ki gelişen internet bir pazarlamacı için mükemmel kaynak.
Bizi bekleyen şey(ya da bizim beklediğimiz), birden çok kavramın etkileşimiyle oluşan bir ortam. Birbirine bağlı eylemlerde oluşacak her değişiklik bir diğerini etkileyecek veya tetikleyecek. Yani “semantik ağ” değişiklikleri algılama ve yorumlayıp buna göre hareketlerini yönlendirme yeteneğine sahip olacak. İnternetteki kişisel bilgilerimizden yararlanan bir e-ticaret mağazası, bir gömleğin veya tişörtün üstümüze uygun olup olmayacağını yorumlayıp bize öneride bulunabilir. Hergün kitap incelemelerini takip edip, bütün kitaplara göz gezdirmek zorunda kalmayacağız. İlgi alanlarımızı bilen siteler bize ilgimizi çekecek kitapları önerecek ve zaman kazandıracak. İnternet hergün bize yeni çıkan ürünleri satmaya çalışmayacak. Çünkü kişisel bilgilerimizi takip edip nelere ihtiyacımız olduğunu öğrenebilir.
İnternette artan kanallar (televidyon.com güzel bir örnek) ve IP TV (IP TV Nedir? ) ile televizyon kanallarında sunulanı değil, hoşumuza gideni izleyebileceğiz. Girdiğimiz bir site, çeşitli kaynaklarda mevcut olan bilgilerimizden faydalanıp bize ilgi alanlarımıza göre ve ihtiyaçlarımıza göre daha doğru sonuçlar çıkarabilecek. Yani bu site yalnızca kendi veri bankasından değil, birçok kaynaktan yararlanarak bize içeriğini sunacak. Bu demektir ki mevcut bilgilerimizin bulunduğu kaynakta oluşacak bir değişiklik, bu sitede karşılacaklarımızı da değiştirebilecek. “Semantik ağ“, nam-ı diğer “anlam ağı” algılama ve yorumlama yeteneği ile bilgi havuzundan yararlanacak. Kendisini merakla bekliyoruz…
Unutmadan…
Bu araştırma konusunu, çeşitli kaynaklardan edindiğim bilgileri gözlemlerim ile yorumlayarak oluşturdum. Doğruluğu kesin değil. Kendi düşüncelerinizi ve Web 3.0′dan beklentilerinizi yorumlarınızda belirtebilirsiniz…




5 yorum yapıldı
Görünüş öyle ki web 3.0 hayatımızda birçok şeyi kolaylaştırcak gibi gözüküyor.Gelişen Web dünyası, web 3.0 ile yeni bir yüz kazanacak ve daha fazla kitlelere hitap edicek.
21 Ekim 2008Web her geçen gün gelişiyor…web 3.0 ın getirdiği yenilikler ile de internet kullanıcılarınıns sayısı artıcak bu da biz web master lerin işine yarıcak
22 Ekim 2008güzel yazıyosun Tufan, devam aynen.
24 Ekim 2008Web 2.0′ın ardından gelen, gelecek olan Web 3.0 için umarım Türkçe uygulamalarla da karşılaşırız. Web 2.0 konsepti ülkemiz tarafından pek anlaşılamadı ama umarım 3.0 için aynı şey olmaz.
29 Aralık 2008Geribildirimler
Yorum Ekleyin